Bu sitede yayınlanan şiir ve makaleler 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunu uyarınca Muammer Aygün e aittir.. İzinsiz alıntı yapmak ve yayınlamak ilgili kanun hükmünce suçtur.



15 Mart 2012 Perşembe

gidiyorum




"Bazen düşünür ve kararlar almak zorunda hissedersiniz kendinizi...Yollara düşmek uzaklara gitmek
istersiniz...Issız bir dağ başına..Benim hayalimdir hep uzun yıllardır alıp başımı çıkmak Sipil dağına...
Duygularımı içimdeki beni bir bir atmak zirveden aşşağıya...İçimdeki beni yok etmek yeni bir ben olmak için...Kim bilir belkide kendimle yüzleşmek için...Sorular,sorgulamalar içimdeki karmaşa...
Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda, bir karara varmak çok güçtür. Özellikle sevgi ilişkilerini bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez. İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın.
"Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları" diye düşünürsünüz....
Aşk varsa, sevgi oluşmaya başlamışsa, başını hızla bir yere vurduğunda hissettiği acıdan daha keskin bir acı kaplar ruhunu. İsyan etmek, bağırmak, çağırmak, "kendine gel, yaptığını fark et" demek ister. İlk sarsıntı bazen bir kucaklaşmayla, bazen bir özür ya da özrü sembolize eden bir davranışla, daha kötüsü bazen hiç konuşulmadan geçer gider. Ama ardı arkası kesilmiyorsa incinmelerin ya da farklılıklardaki yansımaların, yürekteki acı büyür iyice. Ve başlar çatışma.....Dile gelir yüreğin..........

Artik demir alma vakti geldi bu limandan....
Uzaklar,bilmediğim ilkimlere açıldı yelkenlerim...
Gidiyorum artık,yüküm ağır taşırmı bacaklarım bilmiyorum...
Yollar yılları bitiriyor derdim ve benim yollarım bitmedi...
Sırtlandım çile yükümü,bıraktım umutlarımı geride...
Gidiyorum,yollarım gecelerim beni bekliyor....


Sevda yıllar boyunca bir yere konulamayan bir duygu...Acıtan,kanatan sızlatan sanki haz alıyormuşçasına durmaksızın peşinde koşulan...Ve bekleyişler ve özleyişler gönül yaşları dökülür sözlerden...
Yapılacak tek bir şey vardır. "Ya olduğu gibi kabul et ve acı çekme ya da çık git." Bilir bilmesine bunu yürek de, gitmeyi istemez. Bedenini uzaklaştırmayı değil, onu göğsüne sokmayı ister. Sarılmak, daha çok bir olmak.

Hele bir de paylaşılan zaman ve yaşam parçaları çoksa, umutlar ve hedefler beraber konduysa, emek harcandıysa var olmak için, daha da güçleşir gitmek. Tüm bunlar yaşanırken benlikte ve ruhta, artık bir arada oluşun da tadı kalmaz.

Çünkü, ne, bir olunabilir bu sorularla, ne de gidilebilir bu özlemle.Özlem tamtamın sopası, her soluğa denk düşer böylesi zamanlarda. "Seni Seviyorum" o ilkel sestir aslında. Sevgi yener mi aklı? Bazen.... Ama hep o incinmeye, yeniden hayal kırıklığına uğramaya hazır oluş halde sürer ilişki. Kişi, bilir bir gün bağların kopacağını. Sadece süreyi uzatmaya, kopuşu geciktirmeye yarıyordur davranışları....Yollar bekliyordur seni ince bir sızı kaplar yüreğini.............

Artik demir alma vakti geldi bu limandan....
Yorgunum can yorgun...!
Uzak denizlere yelken açacak gücüm yok...
Gönül dilime prangalar vurdum susacak bundan böyle...
Tutunduğum dalların bir bir kurumasından yoruldum...
Kaderim yanlızlık üzerine yazılmış,artık sustum...

Oysa bilir yüreğiniz bilirde anlamak istemez Aşk denen Sevda denen derin bir yaradır aslında...!
Hiç durmadan kanayan...!
Bazen de akıl galip çıkar, yüreği de yanına çekerek. "Tamam" diye düşünür insan. "Onu çok seviyorum. Bedeninin sıcaklığını, sarılmasını özlüyorum. Ama kumaşın dokuması farklı işte. Tutmuyor birbirini. Farklılıklar, olanlar ya da olmayanlar bu kadar sarsıyorsa beni; kendimi, 'ben'ime olan saygımı korumak için bitirmeliyim ilişkimizi."

Ve geriye dönüp yaşananlara bakar. "Denemediğim yol kalmış mı? Yeterince süre vermiş miyim sorunların çözümü için? Çaba göstermiş miyim gerçekten?" diye sorar. Her şey denenmişse bile, son bir şans vermeden ilişkiye, çıkıp gidemez. "Şu olaya, bu zamana kadar yaşarım, yaşatmaya çalışırım sevgimi. Tekrar oturur konuşur, anlatmaya, anlamaya çabalar, olamazlığına emin olmadan koparmam içimdeki duyguyu"diye düşünür. Ve yaşar.

Eğer sevgi gerçekse, kişilikler sağlıklıysa, farklılıklar aşılamaz boyutta değilse, çözülür sorunlar. Ama aksi durumda, tek yol kalır hayatta. Gidiş. Hem de gelişi olmayan bir gidiş. Denenmiş elbisenin provasının olmayacağını bilerek, geride hiçbir şüphe, akılda hiçbir keşke, yürekte hiçbir ümit bırakmadan, çıkıp gidilir. Sessizce kendince........................

Burda yaşıyor benim dünyam,sevgim...
Aldım çile torbamı düştüm yollara...
Gecelerim bekliyor beni...
Bir damla olarak çıktım yola,yalansız riyasız...
Paylaştım dünyamı,hayallerimi,rüyamı...
Sevgi Allah'ın verdiği en büyük lütuf...
Bir sevgim,çilem bir de ben...
Bilinmeyen kaderimle gidiyorum....!

Acı çekilmez mi? Hem de nasıl çekilir. Sol yanında depremler oluşur...Yürek isyana gelir titrer ürperir bedenin...Haykırmak istersiniz çıkmaz sesiniz...Bir şeyler düğümlenir boğazınıza ve dumanlanır gözleriniz...İçinizden bir ahhhh..! feryadı yükselir...Susar kelimeleriniz...!
Bu yüzden haykırır yüreğinin olanca gücüyle: "Hadi şimdi vurun bakalım tamtamlar. Şimdi daha hızlı, daha güçlü çığlıklar atın. Başka ses duyamaz hale getirin beni. Ama ben gidiyorum.
Çünkü bir süre sonra susacağınızı biliyorum. Alın bir vuruş da benden. Biten ilişkiye, gönderilen sevgiliye, içimdeki acıya! Yine de gidiyorum."

Gidiyorum artık......
Yılların verdiği çile,elem ve keder...!
Adına yazgı denilen bu zalim kader...
Yüklendim hepsini gidiyorum..!
Sesimden,nefesimden uzaklara.......
Sen şen gülümdün benim,gönül bahçemin has gülü...
Gülşenimdin benim gönül bahçemde yeşeren....
Şimdi uzakların gülüsün,uzak diyarların uzak iklimlerin...
Eylülümle,hazanımla,kederimle,gamımla gidiyorum.....
Bitmedi,bitmeyecek bu çilem......Muammer'ce"

15-03-2012
Muammer Aygün



5 yorum:

  1. Artık demir alma vakti geldi bu limandan ....hayranlıkla okudum ve okurken ister yorgun olalım ister dinlenmiş bir gün bu limandan gitme vaktimiz gelecek.. rabbim hayırlı yolculuklar nasip etsin..

    YanıtlaSil
  2. İkili ilişkilerde hep bir taraftır acıyı yüklenen.. Gitmek yada geri kalan olmak değildir mesele, mesele acıyı omuzlarına yüklenip kendine kader ve görev bilmektir. Ve bu hep bir tarafın işidir.. Sevenin tarafıdır.. Çok seven acıyı çeker, çok sevilen unutulmaz olmanın haksız sefasını sürer..

    YanıtlaSil
  3. Birçok giden, memnun ki yerinden, çok seneler geçti çok seneler geçti dönen yok seferinden.
    Kimse dönmedi dönmeyecek. Bunu bilmek bile özlemekten vazgeçirmeyecek...

    YanıtlaSil
  4. ANLAMDIĞIM SEVDA HİÇ MUTLU ETMEZMİ
    HİÇMİ GÖZLER GÜLMEZ YÜREK ÇAĞLAMAZ
    MUTLULUK NARALARI ATTIRMAZ
    HEP BÖYLE ŞİKAYETMİ ETTİRİR
    EĞER SEVDA BUYSA... BENİMKİ DEĞİLMİŞ....YOLUNUZ DİLERİM EN GÜZEL SEVDALARDAN GEÇSİN...
    YETİM_SEVDAM

    YanıtlaSil
  5. ne kolay gitmek ne kolay herşeyi bir kenara bırakıpta
    ben bunları hak etmedim deyipte gitmek
    bohçanda eksikler var ..... bohçanı bırak
    ben tamamlayım sonra al bohçanı git..
    gittiğin yerde bohçanı kimsenin yanında açma sakın
    içinde sadece sana ama sadece sana ait bir şeyler koydum
    eğer bu sevdada yalansızca riyasızca sevdinse o bohçadakileri
    zaten kimseye göstermessinnn ....yada acı çektiren sevdiğinse
    bırak bohçandakleri bir ırmak sularına sahibini bulacaktır onlar
    yükün hafif yüreğin geniş yelkenin rüzgarla dolacak ....
    meraklanma giderken yorgun olmayacaksın ...aynalarınıda yanına al
    benimkileri kırmışsın.....YETİM_SEVDAM

    YanıtlaSil

Düşünceleriniz benim için çok değerli...Değerli yorumlarınızla beni yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim gönül dostlarım....
Sevgilerimle Muammer Aygün....

4beyr 4llerin 4ma1 4n 4za1 a1 ada amcalara ana ayga1 ba baa ben bir by cumartesi da dair dea ebu efendimiz'in ga ga1 gel gena hakka hz in isimlerinin ka kadim kayeler ma muammer na nda ne oldua peygamberin sa sas sayfa sensa ster sultana unu ve yaa yaza za1
created at TagCrowd.com