Bu sitede yayınlanan şiir ve makaleler 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunu uyarınca Muammer Aygün e aittir.. İzinsiz alıntı yapmak ve yayınlamak ilgili kanun hükmünce suçtur.



16 Şubat 2012 Perşembe

fıstık


melodi için tıklayın lütfen..

Bu gün İstanbul da karlı bir gün.....
Yıl 1999....
Onunla tanıştığım zaman henüz iki aylıktı fıstık..Yakın bir dostumun kuşlara olan merakı ve sevgisi..Çok güzel muhabbet kuşları vardı..
Fıstık 2 aylık bir yavruydu o zaman...Ne kadar sevimli duruyordu kafesinde içim ısınmıştı ona..Arkadaşımın yanından çıktığım zaman elimde bir kafes ve minik bir kuş vardı yanımda....Yeşil hakim sarıya okşayan tüylerinden dolayı ona fıstık adını takmıştım....Evimizin sevimli bir müdavime kavuşmuştu..
Hasta olan eşime tatlı bir avuntu küçük kızlarım için yeni bir uğraş...Günler birbirini kovaladı sevimli Fıstık herkesin sevgilisi olmuş bir benimle arası iyi değildi...Onu yıkamamdan ve ilaçlamamdan hiç hoşlanmaz elimi ısırırdı.. Yıkarken yolunmuş tavuklara benzer ve uçamazdı o haline gülerdim hep...Fıstık kafesinin içinde evin neşe kaynağı olmaya devam ediyor ama hiç ötmüyor huysuzluk yapıyordu...Çocuklar zarar verir diye kafesini açmazdık...
Günler böylece akıp gidiyordu...
Aradan yaklaşık olarak altı  ay geçmişti ve gene bu günkü gibi karlı bir İstanbul gecesi...
Çocuklar üşümesin diye sobayı yakmış ve öylece uykuya dalmıştık..Gece pat pat diye perdeye vuran bir sesle uyandım...Işığı açtığımda gördüğüm manzara gerçekten bu gün bile hala kanımı dondurur...Sobanın borusu yerinden çıkmış ve odanın içi görülmez halde,her yanı duman kaplamıştı...Fıstık kafesini açmış
perdeye vura vura uyandırmıştı bizi...Rabbim minicik bir kuşu vesile kılmış o minik can bizi ölümden kurtarmıştı..O günden sonra fıstığın kafesi hiç kapanmadı...Evin her yanında uçar ve en büyük zevki eşimin baş örtüsüne konup onunla gezmekti...Beni hala sevmezdi ne de olsa baş düşmanı bendim ya..
Onu ilaçlamam benden nefret etmesine yetiyor artıyordu bile...Muhabbet kuşlarının bir özelliği de erkek kuşların erkekleri pek sevmemesi bunu bir kitapta okumuştum...Fıstık elimden yer ama asla benle oynamazdı...O günden sonra ilk işim sobayı kaldırıp tüple çalışan bir doğal gaz sobası almak oldu....Günler geçti aradan minik bir kuş bir ailenin maskotu olmuştu adeta...Parmağımı ısırması nasılda hoşuna giderdi...Artık alışmıştı evine kendince şakımaya başlamış,şarkılar söylerdi kendi dilinde...Mutlu bir aile olmuştuk bir anda...O minik kuş eşime hastalığını bile unutturmuştu...Yaz gelmiş ve bizim minik evin her yanında özgürce kanat çırpıyor,bazen balkona çıkıyordu...İnsan hayatında mutluluklar zammınca aralara serpiştirilmiş minik anlardan ibaret...17 Ağustos 1999 o günü,o günleri hiç unutamam....O gece fıstık ve ben vardık deprem olmuş ve bütün İstanbul sokaklara dökülmüştü...Gün ağarmaya başlamış ortalık biraz aydınlanmaya yüz tutunca doğruca evin yolunu tuttum..Koşarcasına çıktım merdivenleri kapıyı açar açmaz Fıstığı aralıkta beklerken gördüm...Kafesini aldım gel oğlum dedim hemen girdi içeri...Beraberce çıktık dışarı nasıl sevinmişti bunu o kadar güzel anlatıyordu ki tavırları ile...Kafesin arasından parmağımı uzatıyorum gagasının arasına alıyor oynuyordu...Oysa hep ısırırdı beni...Eşim ve çocuklar eşimin abisinin rahatsızlığı nedeni ile uzunca bir süre gelemedi eve...Fıstık ben eve girince gelip başıma konuyor şakıyordu çılgın gibi...Ama zamanla sustu kapandı içine fıstık...Farkındaydım o çocukları ailemi özlüyordu ve beni günün bir kaç saati görüyordu...Annem bir gün evi havalandırmak kapıları açmış unutmuş kapamayı...Akşam döndüğümde fıstık yoktu...Gitmişti sessizce küskünce... Bir daha gelmedi geriye kafesini günlerce beklettim dışarda bilirdim görse bulsa gelirdi gelmedi...Ben hala onu çok özlüyorum defalarca onun yerine bir kuş almak istedim yapamadım...Kafesi hala boş durur ve hala onu özlerim...Rabbim onu vesile kılmıştı hayatta kalmamız için ve ben ona sahip çıkamadım...Benim çok yaralarım vardır ve Fıstık derin yaralarımdan biridir...Bazen gelir rüyalarıma ve gene ısırır parmaklarımı sabah uyandığımda ince bir sızı olur parmaklarımda....Kafesine bakarım dolar gözlerim hala....15.2.2012 Muammer Aygün...

12 yorum:

  1. muammer bey yazınızı okurken çok üzüldüm ve sizleri çok iyi anlıyorum . yıllar önce benimde bir papağanım vardı gri renkte idi adı gümüştü evimize geldiği ilk başlarda çok hırçındı .daha sonraları bize alışmıştı babamı bir başka severdi . babacığım akşam eve geldiğinde çığlık atardı .resmen bizimle konuşurdu gümüş dediğimde sankim oda bana ismimle cevap verirdi.bir gün balkonun kapısı açık bırakılmış ve oradan uçup gitmişti günlerce bekledik gelir diye gelmedi .insan alıştığı şeyi ömür boyunca unutamıyor..

    YanıtlaSil
  2. iki yorum yazdım kayboldu kardeşim ne oluyor anlamadım

    YanıtlaSil
  3. cok guzel olmusn yureginize saglik guzel dost..agladim okurken :( hayvanlar insanlara duskundur bilirim..tesekkur ederim..

    YanıtlaSil
  4. Üzüldüm. Bazen insan gayrı mahlukatlar çok büyük yerler ediyor insanın fani gönlünde.

    YanıtlaSil
  5. Valla hayvan sevgisi bana uzak nedense. :S Bütün hayvanlardan çok korkuyorum. Kuşlardan bile:/ Eşimde bir o kadr düşkün hayvanlara. Geçen elinde bir kafes 2 muhabbet kuşuyla geldi.. Onu kırmamak için mutlu olmuş gibi davrandım.:) Akşam isimini ne koyalım dedi. Birisini sen koy diğerini ben dedi..:) Aradan bir kaç gün geçti pıtır olsun erkek olanın ismi dedi.:) Ben bulamamıştm ama.. Bir kaç gün sonra pakizee diyorr dişiye :D Dedm naptın yaa ne pakizesi.. :) Pıtır, pakizee diye çağırıyor. Tamam dedm senin istediğin olsun.. Sana bir süprizim daha var dedi. Ertesi gün kapıyı bir açtım kocaman bir akvaryumm. Hele o balıklar. Leopar desenli, zebra desenli.. Birtane kocaman beyaz var. Bayıldım. Balıkları severim:) Ama çok değil. Eşim sigarasını alır gider akvaryumlu odaya saatlerce onları izler. Bana acayip gelir..:)

    YanıtlaSil
  6. yaşadığınız olay oldukça etkileyici, çok güzel ifade etmişsiniz duygularınızı..hayvan sevgisi çok özel bir duygu..ve birgün dediğiniz gibi sessizce bırakıp gitmeleri derinden etkiliyor ev halkını..sizi kuş besleyenlerden biri olarak anlıyorum, bu yüzdende evde hayvan beslemeye korkuyoruz..

    YanıtlaSil
  7. Hayvan sevgisi çok özeldir bence bizimde eve kuş,balık,köpek,tavşan,kedi cinsi uğradı ve gitti kimisi öldü kimisini biz vermek zorunda kaldık....uzun uzadıya yazmıyorum anlatsam hepside konu yazısı olur...varlıkları sevmek ve ilgilenmek bizlere şart yaratılanı severim yaradandan ötürü...sevgiler Can

    YanıtlaSil
  8. bazen arkadaşlarım bu sözüme çok kızar ama demeden edemiyorum'' olsun sağlık olsun''

    YanıtlaSil
  9. çok güzel ama hüzünlü paylaştığınız için teşekkürler yetim sevdam

    YanıtlaSil
  10. Kadim dostlar...
    Şu cevapla kısmını bir türlü bulamamıştım :(
    Bu yüzden yorumlara cevap verememek beni ziyadesi ile üzüyordu... Neyseki çok şükür halletim bu sorunu...
    İyki varsınız ben hepinizi çok seviyorum...

    YanıtlaSil

Düşünceleriniz benim için çok değerli...Değerli yorumlarınızla beni yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim gönül dostlarım....
Sevgilerimle Muammer Aygün....

4beyr 4llerin 4ma1 4n 4za1 a1 ada amcalara ana ayga1 ba baa ben bir by cumartesi da dair dea ebu efendimiz'in ga ga1 gel gena hakka hz in isimlerinin ka kadim kayeler ma muammer na nda ne oldua peygamberin sa sas sayfa sensa ster sultana unu ve yaa yaza za1
created at TagCrowd.com